|
NFT'ler her zaman var olacak. Özellikle büyük hacime sahip olabilecek olan koleksiyonlar; CryptoPunks & BAYC gibi.
Sağ cepten sol cebe atıp kaynağı belli olmayan bakiyeyi gelir sebebi göstermek isteyenler için daha güzel bir yol var mı? Bu harika yolu bulmuşken piyasanın büyükleri belli başlı serileri bırakmaz diye düşünüyorum.
Gerçek hayatta sanat eserleri ne ise web3/blockchain için de NFT'ler o'dur. Yalnızca piyasalar toparlarsa onlarda da agresif yükselişler göreceğimizden şüphem yok. Sadece şu an ethereum yatırımcıları bile bezmiş ve umutsuzken, onun üzerinde yer alan bu "resim koleksiyonlarına" bunca insan zarardayken ilginin olmaması gayet normal.
|
|
|
|
evden arabaya, arabadan cafe/ofise ve tam tersini yaşayıp hareketsizlikten yanan dostlara minik öneriler vermek istiyorum (benzer şekilde yaşayan biri olarak). - kendi garajınız yoksa veya farklı bir lokasyona gidiyorsanız, evin önüne/gideceğiniz yerin önüne arabayı bırakmak yerine bir arka sokağa bırakıp adım sayınıza katkı sağlayın. - "ben markete gidiyorum sigara/su vb. almaya, o kadar yürüyebiliyorum" diyorsanız; bir sonraki markete/benzinliğe yürümeyi deneyin. en azından yürüyüş sürenize artı katkı sağlamış olursunuz. - arkadaşınız sizi almaya gelecekse, evin önü yerine karşıdaki ışıklardan sizi almasını söyleyin. onun için saniyeler fark ettirecek, ama uzun vadede sizin hareketliliğiniz az da olsa artmış olacak. - evin içinde yürüyün. evet doğru duydunuz, dışarı çıkmaya üşeniyorsanız veya yorgunsanız evin içerisinde bolca tur atın. pandemi dönemi evde kulaklığı takıp "cezaevi" style binlerce adım atıyordum  yürüyüş yürüyüştür, maksat hareketli olmak. - doğal şekilde yürüyüş düzeniniz varsa her gün (formunuza göre her hafta/ay) bir tur (veya 4-5 dakika) ekleyerek temponuzu alışarak artırın. birkaç ay sonra baktığınızda aylar öncesine göre 2x fazla hareket size normal gelmeye başlamış olacaktır. tamamını uygulayarak ve türetebileceğiniz maddeleri ekleyerek hareketliliğinize katkı sağlayabilirsiniz. insanlar cezaevinde on yıllarını geçirip hepimizden fit ve formda çıkabiliyor, önemli olan bahane bulmak değil harekete geçmek.
|
|
|
|
|
apple'ın dünyanın en zengin şirketlerinden biri olmasını sağlayan ürünleri sattığı fiyat 1000-1300$ bandında.
TL'ye çevirdiğimizde bile sadece kayıt ettirme ücreti kadar etmiyor. binlerce insanın kafa yorduğu, geliştirme yaptığı, gelir elde ettiği, marka olarak ayakta tuttuğu bu kurum bile bu rakamlar çerçevesinde büyürken biz hiçbir şey yapmadan sadece "kayıt ücreti" adı altında tertemiz bu ücreti talep etmemizin vatandaşa büyük haksızlık olduğunu düşünüyorum.
enteresan şekilde yıldan yıla artmasına da anlam veremiyorum, bu duruma hiç ses çıkartılmamasına da ayrı anlam veremiyorum.
|
|
|
|
|
hayatımda en çok gücüme giden şey gss, bağkur gibi şeyleri ödemektir herhalde.
vergiler, bu tarz ödemeler boynumuzun borcu okey hemfikiriz. devletin ayakta kalması için hepimizin eksiksiz vergisini vs ödemesi konusu da tartışılmaz.
ancak biz eksiksiz ve gününde ödedikçe, ödemeyenlerin borcu harcı affediliyor ve insan kendini tabiri caiz ise "enayi" gibi hissediyor.
buna da ileride "sadık vatandaş" uygulaması gibi bir şey gelir mi acaba? günü gününe ödeyenle köylü kurnazlarının da ayrılması gerek diye düşünüyorum.
|
|
|
|
|
eskiden binance labs'in yatırım yaptığı proje arar, bulunca ve kafada oturunca da maden bulmuşçasına keyiflenir yatırım yapardık.
artık binance labs yatırım yapıyorsa bir götlük çıkar diye insanlar yanaşmaz oldu, bu da örneklerden biri olmuş gibi gözüküyor.
|
|
|
|
Hocam bu ne biçim bir soru? Böyle bir şey olursa herhalde hisleri ile düşünür ve konuşur. Aklıma gelen başka bir şey yok.
bu dünyada genel olarak tartışılan bir konu hocam, okuma yaparken tekrar karşıma çıkınca burada da fikirleri dinlemek tartışmak istedim.
|
|
|
|
|
Sadece sağır olarak doğsa, işaret dilini kullanır. Görme engelli olarak doğsa konuşarak iletişime geçebilir. Peki bu ikisi sentezlendiği zaman nasıl bir sonuç çıkar sizce?
|
|
|
|
|
Nijerya, Osimhen'in sakatlanıp çıktığı maçta penaltılarda elenerek Dünya Kupasına elemelerde veda etti.
Osimhen'in kendini göstereceği piyasası için kötü, yazın fazla maç oynamadan kendini yormayacağı için Galatasaraylı taraftarlar adına nispeten iyi haber.
|
|
|
|
|
Jeffrey Epstein'ın cinsel istismar ve insan ticareti ağına ilişkin belgelerin ve e-postaların kamuoyuna açıklanması, dünya çapında geniş yankı uyandırmış ve özellikle sosyal medyada (X/Twitter) sayısız komplo teorisine, siyasi tartışmaya ve finansal spekülasyona yol açmıştır. Bu herif ile ilgili tüm profesyonel/amatör içerikleri ve kaynakları yaklaşık 15 senedir hobi olarak araştıran biri olarak bu konuyu da incelemek istedim. Zira kendisi saçma sapan bir güç ve bu güç çevresinde yine saçma sapan bir network'e sahip birisi. "Bitcoin'i Epstein yarattı" demek bence saçma ancak var olan gücü değişik yerlere uzanabilecek konumda. Ek olarak kendisinin hapishanede intihar edip ölmeyecek kadar zevkine ve dünya hayatına düşkün, aynı zamanda hapiste kalmayacak kadar güçlü olduğunu düşünen biri olarak bu gündemdeki son konu neymiş bir inceleyelim bakalım.
Jeffrey Epstein'ın Mailleri ve Bitcoin Bağlantısı
Jeffrey Epstein, Amerikalı bir milyarder ve farklı farklı konular çerçevesinde yıllardır küresel elitler arasındaki bağlantılarıyla gündemde olan birisi. 2019'da hapishanede şüpheli bir şekilde öldüğü açıklanan bu zatın, ölümünden sonra devam eden soruşturmalar sırasında ortaya çıkan belgeler, onun sadece cinsel istismar ağıyla değil, aynı zamanda finansal ve teknolojik dünyayla da derin ilişkilerini ortaya koyuyor. Son zamanlarda, ABD Kongresi Gözetim Komitesi tarafından yayınlanan 20.000'den fazla sayfalık e-posta ve belge, Epstein'ın Bitcoin ve kripto para ekosistemiyle olan bağlantılarını gün yüzüne çıkardı. Bu mailler, Epstein'ın Bitcoin'in erken geliştirme aşamalarına dolaylı yoldan fon sağladığını, kripto girişimcileriyle toplantılar düzenlediğini ve hatta kripto politikaları üzerinde lobi faaliyetleri yürüttüğünü gösteriyor.
Epstein'ın Arka Planı ve Maillerin Ortaya Çıkışı
Jeffrey Epstein, 1953 doğumlu bir finansçıydı. Wall Street'te başlayan kariyeri, milyarder statüsüne ulaşmasını sağladı. Ancak, 2008'de Florida'da reşit olmayan kız çocuklarını cinsel ilişkiye zorlamaktan suçlu bulundu ve hafif bir ceza aldı. Bu süreçte, Epstein'ın ağına dahil olan isimler arasında Bill Clinton, Bill Gates, Prens Andrew gibi ünlü figürler vardı. Epstein, 2019'da New York'ta tutuklandıktan sonra hücresinde ölü bulundu; resmi rapor intihar dese de, birçok teori cinayet veya örtbas iddiasını öne sürüyor. Son mailler, Epstein'ın ölümünden sonra devam eden soruşturmaların bir parçası olarak 2025 Kasım'ında yayınlandı. Bu belgeler, Epstein'ın 2008'den sonraki yıllarda bile elitlerle iletişimini sürdürdüğünü gösteriyor. Mailler, Epstein'ın Yahoo hesabı üzerinden yazdığı notlar, avukatlarıyla yaptığı yazışmalar ve ünlü isimlerle olan etkileşimlerini içeriyor. Özellikle, Bitcoin bağlantıları, kripto para dünyasının erken dönemlerinde Epstein'ın rolünü aydınlatıyor. Bu mailler, Epstein'ın sadece bir yatırımcı olmadığını, aynı zamanda kripto para politikalarını etkilemeye çalıştığını ortaya koyuyor.
Bitcoin Bağlantısının Temeli: MIT ve Dijital Para Girişimi
Epstein'ın Bitcoin ile en doğrudan bağlantısı, Massachusetts Institute of Technology (MIT) üzerinden gerçekleşiyor. Epstein, 2002-2017 yılları arasında MIT'ye toplam 850.000 dolar bağış yaptı. Bu paranın bir kısmı, MIT Medya Laboratuvarı'nın Dijital Para Girişimi (Digital Currency Initiative - DCI) için kullanıldı. DCI, 2015'te kuruldu ve Bitcoin'in çekirdek geliştiricilerini (Bitcoin Core) fonlamak için kritik bir rol oynadı.
Fonlama Süreci
Bitcoin Vakfı'nın (Bitcoin Foundation) 2015'te mali kriz yaşaması üzerine, Bitcoin Core geliştiricileri fon bulmakta zorlandı. DCI, bu boşluğu doldurdu ve geliştiriciler Gavin Andresen ile Wladimir van der Laan'ı finanse etti. Epstein'ın bağışları, MIT Medya Laboratuvarı Direktörü Joichi Ito tarafından "hediye fonları" olarak nitelendirildi. Ito, Epstein'a yazdığı bir e-postada, "Bu fonlarla hızlı hareket edebildik ve bu turu kazandık. Teşekkürler" diyordu. Epstein, MIT'yi dokuz kez ziyaret etti ve bu ziyaretler resmi kayıtlara "Voldemort" (Harry Potter'daki kötü karakter) olarak geçirildi yani kimliği gizlendi.
Neden Önemli?
Bitcoin Core, Bitcoin ağının temel yazılımını geliştiren açık kaynaklı bir proje. Epstein'ın dolaylı fonlaması, Bitcoin'in bağımsız bir "dijital altın" olarak görülmesine gölge düşürüyor. Bazı kimseler, bu bağlantının Bitcoin'in erken dönemlerinde elitlerin etkisini gösterdiğini savunuyor. Örneğin, Epstein'ın MIT üzerinden fonladığı geliştiriciler, Bitcoin'in blok boyutlarını sınırlayan değişiklikler yaptı bu da bazı kripto topluluklarında "küçük blok" tartışmalarını tetikledi.
Bu bağlantı da aslında, Epstein'ın kripto para dünyasını bir araç olarak gördüğünü ima ediyor. Epstein, 2017'de Bitcoin, Ethereum ve blockchain kitapları satın aldığı Amazon kayıtlarında görülüyor, ki bu onun konuya olan ilgisini doğruluyor.
Epstein'ın Düzenlediği Toplantılar: Brock Pierce ve Larry Summers
Mailler, Epstein'ın New York'taki malikanesinde Bitcoin odaklı toplantılar düzenlediğini ortaya koyuyor. En dikkat çekici olanı, 2015'te kripto girişimcisi Brock Pierce ile eski ABD Hazine Bakanı Larry Summers arasındaki görüşme.
Brock Pierce'in Rolü
Pierce, Tether'in (stabil kripto para) kurucu ortağı ve erken Bitcoin yatırımcılarından biri. Kendisini "Bitcoin'in en aktif yatırımcısı" olarak tanımlayan Pierce, Epstein'ın malikanesinde Summers'a Bitcoin'i tanıttı. Pierce, Bitcoin'in geleceğini savunurken, Summers "fırsatlar var ama fiyat çökerse itibarım zedelenir" diye yanıt verdi. Pierce, Epstein'ın ağı sayesinde bu elitlere erişim sağladı.
Larry Summers'ın Tutumu
Summers, Bitcoin'e temkinli yaklaşıyordu. Ancak, bu toplantı, Bitcoin'in geleneksel finans elitlerine erken dönemde tanıtıldığını gösteriyor. Summers, daha sonra kripto politikalarında etkili oldu. Bu toplantılar, Epstein'ın kripto para dünyasını elit ağlarına entegre etmeye çalıştığını belirtiyor. Epstein, Pierce gibi isimleri kullanarak, Bitcoin'i bir "reputasyon riski" olarak gören isimleri ikna etmeye çalışıyordu.
Politika ve Vergi Lobi Faaliyetleri: Steve Bannon ve Kripto Düzenlemeleri
Epstein'ın mailleri, kripto para politikaları üzerinde de etkisi olduğunu gösteriyor. 2018'de, Epstein eski Trump danışmanı Steve Bannon'a kripto vergileri hakkında e-posta attı. Epstein, Bitcoin ve kripto paraların vergilendirilmesi konusunda endişeliydi. Bannon'a, kripto ile ödeme alma, dağıtma ve kampanya finansmanı kurallarını sordu. Bannon, "Konunun üzerindeyim" diye yanıt verdi ve Epstein'ı Federal Seçim Komisyonu (FEC) uzmanları ile kripto veteranlarına bağladı. Epstein, kripto'nun "Ponzi şeması" haline gelmemesi için uluslararası düzenlemeler gerektiğini savunuyordu.
Facebook Libra Tepkisi
2019'da, Epstein Facebook'un Libra projesini (şimdiki Diem) eleştirdi. Bunu "sistemi tehdit eden" bir şey olarak gördü ve kendi başına benzer bir proje yapmadığını belirtti.
Tüm bu etkileşimler, Epstein'ın kripto düzenlemelerini etkilemeye çalıştığını gösteriyor. Bazı teorilere göre, Epstein kripto'yu kara para aklama veya gizli işlemler için kullanmayı planlıyordu, ancak maillerde doğrudan kanıt bulunmuyor.
Teoriler ve Tartışmalar: Bitcoin'in Kökeni ve Epstein Bağlantısı
Bu mailler, kripto topluluğunda spekülasyonları artırdı. Bazı sahte görsellerde Epstein'ın "Satoshi" takma adını kullandığı iddia edildi, ancak bunlar doğrulanan maillerde yer almıyor. Epstein'ın 2014'te bir "iklim zirvesi"nde Satoshi ile buluştuğu gibi iddialar da asılsız durumda. Ek olarak, Epstein'ın Rus istihbaratı (FSB) ile bağlantılı olduğu raporlar var. 2014'te Rusya'ya Bitcoin alternatifi "BRIC" önermesi, 2025'te Putin'in BRICS ödeme sistemini başlatmasıyla bağdaştırılıyor.
Piyasaya Olan Etkisi
Bu maillerin yayınlanması, Bitcoin fiyatını da etkiledi (ya da etkilemiş gibi gösterildi). Kripto piyasası zaten düşükken, "Epstein bağlantısı" korkusu satış baskısı yarattı gibi gözüküyor. Bazıları, bu sızıntıların zamanlamasının tesadüf olmadığını düşünüyor. Ancak, bu bağlantılar dolaylı. Epstein doğrudan Bitcoin geliştiricisi değildi; sızan mailler çerçevesinde sadece fon sağladı. Yine de, bu olay Bitcoin'in "merkeziyetsiz" imajını zedeliyor şeklinde sosyal medyada bu konuyu yorumlayan pek çok kimse de mevcut durumda.
Sonuç olarak Epstein'ın mailleri, Bitcoin'in erken dönemlerinde elitlerin etkisini ortaya koyuyor gibi gözüküyor. MIT üzerinden fonlama, elit toplantılar ve politika lobi faaliyetleri, Epstein'ın kripto'yu kendi ağına entegre etmeye çalıştığını gösteriyor. Bu, Bitcoin'in bağımsız bir devrim mi yoksa elitlerin aracı mı olduğu sorusunu da ne yazık ki gündeme getiriyor. Soruşturmalar devam ederken, daha fazla belge de ortaya çıkabilir. Yeni gelişmeler oldukça ekleme yapacağım. Bu konuyla ilgili fikirleri de duymak, tartışmak isterim.
|
|
|
|
sevdalıları için bilgilendirme yaparak konuyu bir hortlatayım. aztec bugün yaptığı duyuru ile $AZTEC ön satışını duyurdu.katılımcılar, ZKPassport veya Predicate aracılığıyla kimlik doğrulaması yaparak Access Pass NFT'sini mint ederek satışa katılabiliyor. açık artırma formatında düzenlenen satış, şu an $0.03 taban fiyatla $891,272 (yaklaşık 270 ETH) toplam teklif ve $324.6M FDV ile güçlü bir talep gösteriyor; kilitlenme süresi 90 gün-12 ay arasında değişiyor. eleştirenler de var, eleştirileri umursamayıp kafa göz dalan da. hayırlısı olsun bakalım. https://x.com/aztecnetwork/status/1988973159920595029?s=20
|
|
|
|
10 Kasım'da Arbitrum, maymunların galaksiler arası yolculuğa çıktığını duyurarak kullanıcıları ApeChain üzerinde OpenSea aracılığıyla ücretsiz bir Arbinaut mint etmeye davet etti. Arbinautlar, Otherside Metada 3D karakter olarak kullanılabiliyor. Bu kampanya, Arbitrum teknolojisi ile APE ekosistemi arasındaki entegrasyonu öne çıkarıyor; zira ApeChain, Arbitrum Orbit altyapısıyla inşa edildiği için metaverse deneyimlerini sorunsuz hale getiriyor. Etkinlik kapsamında OtherGamesXYZ tarafından bir canlı yayın düzenlendi ve katılımcılar Arbinautlarını kullanarak Otherside evrenini keşfettiler. Ayrıca Arbitrumun KaitoAI ödülü ve ApeChainin Wallchain ödülleri, kullanıcıları Arbitrum ve Otherside hakkında paylaşım yapmaya teşvik ediyor. Bu girişim, yeni avatar entegrasyonları ve ödüllendirme mekanizmaları aracılığıyla ApeCoin ve ApeChainin ekosistem içindeki faydasını genişletiyor; aynı zamanda topluluk etkileşimini artırarak ekosistemin büyümesine katkı sağlıyor. İçerik linki ve ücretsiz mint işlemi için: https://x.com/arbitrum/status/1987928265059610670?s=20
|
|
|
|
dunyada ne kadar yamyam millet varsa bunlarin islerini caliyor, kadinlarinin suratina siciyor, taciz/tecavuz girla gidiyor ama bunlar en medeni, en egitimli ve en adapte olabilen gocmen grubu olan turklere laf ediyor/genelliyor. bunlar gercekten kendi medeniyetini yok etmiş, art niyetli bi topluluk. ayaginda terlik olsun, etek giy, basina sarik tak; sonra git bunların ağzına sıç diversity derler; mal bir türk (ya da kürt işte ne sikimse al birini vur ötekine) bir suç işlesin aninda tüm fatura türklere kesilir.
bu insanlar samimi değiller. niyet uzum yemek olsa; uzum yerlerdi. tüm avp. kabile olmuş; bunlar hala türk aşağı, türk yukarı. derdini sikiyim kardeş. bence samimi değilsin.
Karadağ göçmeni bir Türk olarak yazdıklarınızın tamamını kınayarak başlıyorum. Özellikle bu uslüp ve ithamlar gösteriyor ki sosyal medyadan tanıştığınız maksimum birkaç kadın haricinde o bölge halkını ne tanıyor ne de oralarda vakit geçirmişsiniz. Ben de aynı şekilde cahilce bir tepki vermektense naçizane açıklayayım. Çünkü yorum yapmadan önce o ülke dinamiklerini ve olup biteni iyi kavramak gerekir. Karadağ'ın nüfusu yaklaşık 600.000. Özellikle son 5 senedir aldığı göçlerle ülkede 100.000'e yakın Türk vatandaşımız ikamet etmekte. Karadağ'da yine son 5 senede (maksimum 10 diyebiliriz) inşaat yapılaşması oldukça fazla artmış durumda. Bunun farklı farklı olumlu olumsuz getirileri olsa da, orada yaşayan yerel halk için olumsuz tarafları ağır basmakta. Şöyle ki; inşaat demek beton demek, yeşili öldürmek demek. İnşaat demek yeni yerlere yerleşecek yeni insanlar demek, bu da göt kadar yüz ölçümüne sahip ülkeye kaosun yüklenmesi demek. İnşaat demek dışarıdan yeni gelecek göçmenlerin ülkeye akın etmesi demek, bu da görece zenginlerin ülkeye gelmesi ve bu kişilerin çoğunlukla kaçakçı, bahisçi, aranması olan veya "burada fırsat var a ve q" diyerek ükenin sosyolojik dinamiklerini bozması demek (fiyatların durduk yere artması, ticaretinde kazık yiyenlerin çoğunun Türk müteahhitler tarafından mağdur olması bla bla). İnşaat demek oturduğun cafedeki insan sayısının 6x oranında turist nitelikli artması demek (Karadağ özelinde). İnşaat demek evinin önünde yıllarca sana ait olan park yerinde, eve vardığında 6 tane arabanın olması demek. 600.000'lik ülkede 100.000 Türk (veya hangi ırk olursa) turist ulan, bir otur düşün önce. Bunların yanı sıra balkan kızları gen bakımından genel olarak güzel diye yorumlanır, öyledir de. Ancak bu güzellik " dunyada ne kadar yamyam millet varsa bunlarin islerini caliyor, kadinlarinin suratina siciyor, taciz/tecavuz girla gidiyor" gibi bir ithamda bulunmanıza imkan tanımaz. Bahsettiğiniz işler Dubai tarafında dönmekte ve Rus, Ukrayna, Belarus ve ne yazık ki bizim Türk kızları ekibi bakmakta. Dilerseniz internetten bunları görüp genelleme yapmaktansa, buyurun sizi Dubai'de misafir edeyim ve suratına sıçmak isterseniz bir hanımefendi çağıralım. Bunu bile yazmak ne kadar üzücü olsa da, sizin uslüp ve tavrınız gösteriyor ki bu tarz işlere merakınız var gibi. Gerçekleştirmek için tek mesajınız yeterli olur, bilginize. Gelelim bıçaklama olayı ve sonrasında gelen protestolar tarafına. Karadağ'da yazılı olmayan bir kural vardır ve hala devam eder; sokakta kavgalar araç-gereçsiz gerçekleşir ve dayak yiyen dövenin elini sıkar ve konu kapanır. Bizdeki gibi "abimi alıp gelecem, bu burada kalmayacak aga" tarzı bir tavır isteseniz de göremezsiniz. Hatta öyle ki ülkenin en güçlü iş adamlarından birinin hayatı bu sebepten hapislere düşüp kararmıştır: Kendi yeğeni ve bir arkadaşı kavga eder, dayak yiyen çocuk ertesi gün gelip o kişiyi bıçakla yaralar. Bunun üzerine de (nasıl bir alışılmışlık varsa artık genel halkta) o kişinin bu bahsettiğim dayısı da durumu yediremeyip bıçaklayan elemanı silahla öldürür ve hapse girer. Özeti ise orada kavgalarda silah bıçak kullanılmaz, insanlar bir sorunu varsa ve bu kavga boyutuna geçtiyse aynı bizim eski dönemlerimizde olduğu gibi bilek gücüyle kavga eder ve konu kapanıp gider. Sen şimdi üzerinde ne aradığı belli olmayan bir 30 santimlik bıçakla, turist olarak ekmek kazanmaya gittiğin ülkedeki vatandaşla kavga edip onu yaralarsan (bazı kaynaklarda öldüğü de söyleniyor) ve bu konu bu kadar medyaya düşerse, halk haliyle tepki gösterir. Tepkiyi gösterenlerin çoğu da Sırp kökenli Karadağ'lılar bu arada. Bu tepkileri Sırp'lara körükleten şey de ne biliyor musun sevgili işemeli sıçmalı ayin kovalayan kardeş; bilmiyorsun muhtemelen gel ben sana çok kısaca izah edeyim. Sırbistan'da, Bosna'da, Karadağ'da Türkiye'ye özellikle recep tayyip erdoğan'a tapma boyutunda sevgi var. Evin büyük abisi gözüyle bakılıyor enteresan bir şekilde. Türklerin yaptığı yardımlar, camiler, okullar, olası suçlu iadesi/araması durumlarında yapılan işbirlikleri, oldukça fazla göçmen iş adamının Türkiye'de başarılı faaliyetleri ve istihdam durumları çerçevesinde bu ilişki güçlü. Müslüman olmayan ekip ise durumun farkında olsa da din muhabbeti yüzünden biz Türkleri sevmiyorlar ancak bu işbirlikleri ve dayanışma durumu söz konusu olduğu için sessizde takılırlar. Bu balkan ülkelerinde ise en sevilmeyeni ve hatta sınır bölgelerinden giriş çıkışlarda yaşanılan sorunların en fazla olduğu ülke Kosova'dır. Türkiye olarak biz ne yaptık peki? Tüm bu balkan ülkelerine abi kardeş gibi olduk, yardım yaptık, onlara baktık destek olduk, sonrasında Kosova'ya IHA-SIHA sattık. Sırplar ne dedi biliyor musun bu duruma? Ülkemizde medya olmadığı için sana da hak veriyorum belki takip edemedin bunları ancak "biz hani kardeştik? savaşa gireceğimiz karşı ülkeye IHA-SIHA verip bizi mi siktireceksiniz bu nedir böyle?" tarzında tepkiler oldukça büyüdü, protestolara sebep oldu ülkede. Sonrasında böyle bir bıçaklama olayı yaşandığında da Sırp piçleri toplanıp "vurun Türklere, öldürün Türkleri" gibi söylemlerle toplanıp protestolarla başladı. Bu eylemleri yapan kişilerin %95i falan Sırp kökenli heyecan arayan tipler, eline gelen kozu da kullanıyorlar bu şekilde malesef. Bir noktaya daha parmak basıp sonra toparlayayım hepsini. " en medeni, en egitimli ve en adapte olabilen gocmen grubu olan turklere laf ediyor" demişsin. Sen galiba gerçekten dört duvar evinin içerisinden dışarı çıkmıyorsun. Veya herkesi Fransa'nın güneyinde şarap içip gün batıran Türklerimiz ile bir tutmuşsun. Rusya'ya neden erkeklerin gitmesini eşleri istemez? Veya "bir Kiev deplasmanı yapar mıyız abi?" cümlesinden sonra ehuehue gülüşmeleri yükselir? Türkiye'de Erdal Acar değilsen bulmanın neredeyse imkansız olduğu o güzel kızlar bu tarz balkan ülkelerinde - hatta köylerinde - oldukça fazla sayıda mevcut ve buradakilerin egosunun binde birine sahip. He bir de, eskortluk yapan kimseler haricinde öyle burada olduğu gibi bir gecede tanışıp kolay kolay kız sikemezsin, yüzüne de sıçamazsın  Çünkü Karadağ'daki kültürle yetişen kızlar burada bizimkilerden çok daha tutucudur. Çünkü seks onlar için bir tabu değil, bir araç değil. Özellikle müslüman Karadağ'lı kızların çoğu da namazında niyazındadır, ben kılmam ama gidip araştırırsan ve ilişki kurarsan bunu görüp anlaman zor olmaz. Sen ise ekonomisi görece kötü olan bir ülkeye gidip, cebine biraz para koyup, oradaki bizde Erdal Acar'ın sikebileceği kadınların sana gülümsediğini görünce gayet tabi hepsini sikebileceğini düşünüp güç zehirlenmesi yaşayabilirsin bu gayet doğal. Ancak sonuçlarında herkes bu güç zehirlenmesini edebiyle kullanmaz, rahatsızlık boyutuna ulaşabilir. Tüm hepsini teraziye koyunca yaşanan olaylar demek ki bir şeyleri tetiklemiş veya bahane olmuş durumda. Senin yıllardır sessiz sakin, ayda 300'ya krallar gibi yaşadığın, 3 senede bir yaralanma olayı gördüğün, yeşilliklerin içerisinde olan ülkene bir anda hangi ırktan mezhepten olduğunun önemi olmayan bir göç geliyor ve bu düzeninde ve huzurunda çatlaklar oluşurken bir takım olaylar yaşanıyor. Hali hazırda geçen sene parlamentoda "başta Türk müteahhitler ve diğer göçmen müteahhitlere inşaat izinlerini kısıtlayalım, ülkenin en önemli zenginliği yeşilliklerimiz gidiyor" başlığıyla önergeler sunuldu Karadağ'da. Sen şimdi kendini orada yaşayan ve keyfi yerinde olan bir yerlinin yerine koy. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde, tüm olup bitenler seni rahatsız eder miydi? Üstüne üstlük bir de densizin biri gelip en son söz söylenecek kişiler olan kadın/kızlara şuursuzca yorumlar yaptığını gör gündüz vakti. Zaten aklı başında çoğu yerli halk tepki dahi vermemiştir bu duruma, tekrarlanmasını temenni etmekle birlikte. Yaşayıp sıkıntısını çektiğimiz için daha rahat anlayabilmen adına şöyle düşün; sokağının tüm apartmanlarına birer ikişer daire Suriyeli, Afgan, Rus, Ukraynalı kaçmış gelmiş yerleşmiş, ekmeğini kazanmaya çalışıyor mutlu mesut yaşıyorsun. Bir gün senin alt komşun Mehmet abiye geliyor Ukrayna'lı kaleşnikof ile (onlar için kavgada bıçak kullanmakla eşdeğer olduğu için örnek veriyorum) ateş ediyor ve sen bunun doğru olmadığını söyleyen birisine " samimi değilsin kardeş" diyorsun. Herkes genelleme yapılmasının yanlış olduğunun farkında. Her yüzüne işenilip sıçılan kimseler Rus değil, her hırsızlık yapan Suriyeli değil, her medeniyetsiz ve sapık turist Türk değil, her katil işid'li değil. Ancak benim komşumu elin Suriyelisi gelip 50 yıldır silah patlamayan mahallemizde öldürüyorsa, kusura bakma her Suriyeli gözümde potansiyel bir amcık konumuna gelir. Günün sonunda her toplumda MALESEF böyle olumsuz tipler bolca mevcut, sosyal medya ve ekonominin kötüye gitmesiyle paralel bu olumsuz tiplerin sayısı da ne yazık ki artmakta. Buna çare bulmak zor ancak genelleme yapmayıp, olayı da iyi süzdükten sonra yorum yapmak ise kolay; tavsiye ederim. Lafı uzattım diğer arkadaşlar kusura bakmasın ancak durumu sadece "hayırdır bunlar ne iş len biz Türklere saldırıyorlar" perspektifinden açıklamak doğru değil, bilip bilmeden hangi ırktan olursa olsun insanlar hakkında da götünden ithamlarda bulunmak da doğru bir yaklaşım asla değil.
|
|
|
|
Ciddi bir tweet olmadığı ortada, bunu tartışmaya bile gerek yok. Satoshi ile Donald arasında minimum 50 IQ farkı vardır.  CZ onunla tanışmadan önce onu övmek için bu tweeti atmış. Trump'ı neden övme ihtiyacı duyduğu ise tamamen iş odaklı olmalı. Kişisel olarak ondan haz ettiğini hiç sanmıyorum. ABD hükümetinin Bitcoin'e olumlu bakması ise her zaman güzeldir. "First they ignore you, then they laugh at you, then they fight you, then you win." kesinlikle hemfikiriz  sadece yıllar sonra böyle bir tweet'te, böyle önde gelen bir figürün neden Satoshi'yi dahil etme gereği duyduğuna şaşırdım. mutlaka farklı planları vardır bu ironiyi yapmasında, bu flörtün ekosisteme katkısı olumlu anlamda olsun bize yeter. aksi ihtimalleri düşünmek dahi istemiyorum.
|
|
|
|
evet, birkaç saat önce CZ'nin attığı tweet ile vurgu yaptığı nokta. üstelik Çin'li bir borsanın Çin'li olan patronunun, crypto ekosistemindeki en güçlü kişinin ağzından çıkan "Amerika'yı kriptonun en güçlü ülkesi, merkezi yapacağız" tweet'inden kısa bir süre sonra attığı tweet. ayrıca Çin-Amerika sıcak/soğuk savaşının yıllardır hissedildiği günümüzde oluyor bunlar. belki şaka, belki de her şakanın altında gerçek yatar olgusu. belki trump, belki CIA, belki CZ'nin affedilmesinde arka planda rol oynayan kişiye/kişilere olan Satoshi atıfı. bana hiç "şaka" imalı bir tweet gelmedi, yorumlar ne yönde olur bilemem tabii ki. sadece oldukça ilginç. 
|
|
|
|
Yaklaşık 15 senedir aktif şekilde yeni stadyumda maçlara giden ve aynı koltukta 15 senelik Galatasaray kombinesi sahibi olan biri olarak, bu haberlerin nasıl yapılabildiğine aklım ermiyor açıkçası. Böyle bir imkân varsa, insanlar neden fener maçlarında ya da önceki yıllardaki Avrupa maçlarında bunun yapılmadığını hiç düşünmüyor mu? Ya da alt kısımda vereceğim linkte olduğu gibi, yayıncı Bilal Soydaşın videosunda insanlar kendi seslerini bile duyamazken arka planda uzatma dakikalarının anonsunu neredeyse duyamamaları, yorum yapmadan önce kimseye fikir vermiyor mu? Sözde hoparlörlerden gelen ıslık sesiyle anonsçunun duyuru sesi aynı anda mı veriliyor yani? Nasıl bir teknoloji bizdeki yahu! https://x.com/bilalsoydasrs/status/1981417778784723185Hadi diyelim maç ortadayken çaldın ıslık anonslarını; peki ya gerideyken veya son dakikalarda kafa kafayayken tribünün düştüğü anlar yaşanabiliyor. O anlarda neden bu anonslar düşük düzeyde başlatılıp desteğe devam edilmiyor? Madem böyle bir imkân var, ver ince ince müziği, taraftar destek versin  Ama o anları panikle izleyen ve bağrışmaların arasında o yoğun ıslık baskısını arayan biz taraftarlar, bu söylemlere şaşırmaktan öteye gidemiyoruz. Tamamını geçtim, muhtemelen fenerbahçe taraftarları yaklaşık 15 senedir Şampiyonlar Ligine katılmadıkları için kuralların farkında değiller diye düşünüyorum. - Her Şampiyonlar Ligi maçında reklam panolarının kontrolü UEFAdadır; mevcut ya da yeni reklamverenlerin reklamlarını bu maçlarda yayınlayamazsınız. Anlaşma ve yayınlama izni tamamen UEFAya aittir. - Maçtan önceki seremonide sahaya çıkacak çocukları Türkiye liginde kulüp kendi belirlerken, Şampiyonlar Ligi maçlarında bu yetki UEFAya aittir. Onların seçtiği kişiler futbolcularla birlikte seremonide yer alır. - Tribünlerde bizim kendi güvenliklerimizin yanı sıra UEFA yetkilileri de bulunur. Tribünlerde kafanıza göre hareket edemezsiniz. Otopark ve gişe kontrollerinden sonra lounge alanından tribüne geçerken iki maçtır koridor çıkışında tekrar bilet kontrolü yapılıyor. Göstermezsen koltuğuna geçemiyorsun  - Maç esnasında yapılacak anonslar, çalınacak şarkılar ve gösterilecek uyarılar, kulüpte bu işle sorumlu kişinin yanı sıra kabinde yer alan UEFA gözlemcisinin kontrolü altında yapılır. Keyfine göre atakta ıslık ya da efekt çalamazsın. İstersen çal tabi, gözlemci notlarına eklesin de sonraki maçta seyircisiz oynayıp götüne 200 milyon TL kaçsın. Atış serbest. (Liverpool maçında bilet ve store gelirleri yaklaşık 200 milyon TL civarındaydı) Daha birçok madde eklenebilir ama özetle; Avrupa maçlarında kural kitabı UEFA ve delegelerindedir, oldukça da sıkı kurallara sahiplerdir. "Yok ben hâlâ iddia ediyorum" diyen bir fenerbahçeli dostumuz varsa, bir gün Avrupa maçında locamızda misafir edeyim kendisini. Yoğun beste ya da ıslık anında arka planda anonsu hayal meyal dinlerken bu düşüncelerini bir daha sorgulasın.  Neyse, ben gideyim de bir nane-limon-bal-zencefil daha hazırlayayım. Liverpool maçından sonra loca ve VIPlerdeki sessiz, sakin arkadaşlarımızın bile sesi bir haftada kendine gelmişken, Bodo maçından sonra üç gün geçti ve boğazın/sesin toparlanma süreci hâlâ devam ediyor.
|
|
|
|
BinanceUS X hesabı, etkinlik duyurusu geçtikten sonra profil fotoğrafını BAYC NFTsi ile güncelledi. Öyle zannediyorum ki bu, bir borsa X hesabının profil fotoğrafını NFT ile ilk güncelleyişi oldu. Bir şeyler geliyor gibi ama bakalım.  Duyuru linki: https://x.com/binanceus/status/1978146005406056914?s=46
|
|
|
|
Kaliforniya'daki bir bölge mahkemesi hakimi bugün, Yuga ve Apes'i geçen dönemde tanıtan ünlülere karşı açılan toplu dava kapsamında BAYC NFT'lerinin menkul kıymet olmadığına karar verdi. Bored Ape Yatch Club NFT'leri ve NFT ekosistemi için harika bir haber. https://x.com/CryptoGarga/status/1974207929994584191
|
|
|
|
|