Böyle durumların başımıza gelmesinin sebebi ekranı her gün takip ediyor olmak bana göre.
Warren Buffett demiş ya 10 sene boyunca elimde tutmak istemeyeceğim hisseyi 1 saniye bile tutmam diye, işte bu söz yarımcıyı çoğu kötü karardan geri döndüren efsanevi bir söz bence.
Aldığım kağıdın fiyatını her gün her dakika izleyeceksem o kağıtta yatırımcı değil spekülatör olmuşum demektir. Spekülatörlük de yeri gelir iyi bir şey olabilir, para kazandırabilir ama isimleri doğru koyarsak hangi kağıda hangi şekilde yaklaştığımızın farkında oluruz ve ona göre taktik geliştiririz diye düşünüyorum.
Adamın o cümle ile kastı şu:
10 yıl ortak olacak kadar şirketi araştırdım güvendim aldım dönüp fiyatına bakmam diyor.
Neden bu kadar rahat peki?
Yıllık enflasyonu taş çatlasa %5 olan bir para birimi ile yatırım yapıyor.
Bir hisseye tek bir fiyattan değil bir fiyat aralığından girip ortalama bir maliyet ile çalışıyor.
ortalama maliyetinin altına düşen fiyatlarda alım yapmaya devam ediyor.
ROI kavramını aktif bir şekilde kullanıyor;
ortalama 1 dolar maliyeti olan hisse senedi 2 yıl içinde 2.2 dolara (%120) çıkarsa elindeki miktarın yarısını satıp sermayesini 2 yıllık enflasyonla birlikte geri çekiyor.
Ama Türk borsasında ROI olmak çok zor.
%60 hissedilen enflasyon olan bir ülkemiz var.
yani bir hisse senedine 100 TL ortalama maliyeti olan hisse senedinin ülkemizde %120 artış olursa 220 TL olacak oysa 2 yıllık enflasyon ile para 256 TL
yani abd ile benzer bir getiri yakalayabilmeniz için 466 TL hisse fiyatına ulaşmanız lazım.
coğrafya kader...
iş bu nedenle tefas da fonların performanslarını aslında bu şekilde ölçmek gerekir.
%60 enflasyon olan bir ülkede fonun size gerçekten kazandırması için enflasyonun en az 2,5 katı getirmesi lazım. ki %17,5 vergi kesilecek daha bide.