Yeryüzünde bir sorun olduğu ortada yoksa o zamana göre kalabalık bir nüfusu neden yerin altında yaşamaya itsinler ki? Acaba vahşi hayvan falan mı vardı o dönemde de engel oluyordu bu durum? Veya daha ölümcül dış virüs falan? Tesadüfen bulunması da çok tuhafmış. Böyle bir yerin hangi ülkede bulunursa bulunsun dünyada çok ilgi çekeceğine eminim. Demek ki şu an böyle teknolojik cihazlarla araştırarak daha neler bulabileceğiz. Dünyada medeniyetin başladığı topraklarda elbette bu olaylarla karşılaşmak garip değil. Garip olan bunu yeteri kadar tanıtamamak.
Virüs falan değil, savaşlardan dolayı böyle bir yeraltı şehri kurulmuş. Bildiğim kadarıyla Milattan sonra kurulan bir yeraltı şehri burası. Savaşlardan kaçmak ve ortalarda gözükmeden yaşayabilmek, olası baskınlarda da hayatta kalabilmek için oluşturulmuş ve çok sayıda kat aşağı inilebilen bir şehir yaratmışlar.
Hatta alt katlara gittikçe mahzen, manastır, kilise gibi yapılar var. Erzak depoları, yattıkları alanlar, basit bir havalandırma ve yağmur suyundan faydalanmaya yarayan boşlukları var. İlçenin birçok kısmından farklı farklı ufak tefek girişleri mevcut, şu anda ana giriş olarak kullanılan turnikeler dışından da ulaşım imkanı varmış zamanında. Devasa silindir taşlar ile kapıları kapatıp dışarıdan girişleri engellemenin de yolunu bulmuşlar tehlikelerden korunmak için

Şu anda Müzekart ile girilebilen ve Kapadokya rotasının en çok ziyaret alan noktalarından birisi. Kapalı yerde kalma korkusu olan ya da dar alanlarda rahat edemeyenlerin gezmesine hiç uygun değil. Astım hastalarını falan da içeri almazlar, alt katlara indikçe oksijen seviyesi gerçekten değişiyor. Fırsatı olanların rotasına eklemesi gereken bir yer diyebilirim. Sadece bölge esnafından pek alışveriş yapmayın, Kapadokya'daki en vahşi esnaflar buradadır
