En çok dikkatimi çeken konulardan birisi de budur. Medeniyetin beşiği olarak gördüğümüz Avrupa Kıtası’nda kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasını çok geç veren ülkelerin bu durumu neden uzattıklarını anlamıyorum. Şu an kadın haklarında bir çok konuda önde olan Avrupa'nın 60-70 sene önce vahim durumda olması ilginç. Avrupa’nın 50’lere kadar savaşlarla mücadele etmesi oy hakkını erteyelen bir durum olabilir belki. Aslında Türkiye’de de geç verilen bir hak bana göre. Cumhuriyetin kurulmasından neredeyse 10 sene sonra bu hak veriliyor. Ancak her ne olursa olsun bu konuda öncü ülkelerden olmak gurur verici bir durum.
Kadınları bir obje olarak gören geçmişten geliyoruz. Gerek Avrupa, gerek Asya, pek nadir istisnaları olmak üzere genellikle kadınları doğru düzgün ciddiye almamışlar. Osmanlı’da her ne kadar kadınlar için bazı pazarlıklar yapılmış, Avrupa’da bazı savaşlar çıkmış; Truva efsanesi Helen için yapılmış olsa da bunlar istisnai durumlar, geneli değiştirmiyor.
Sadece bizim öz kültürümüzü unutmamak lazım. Tomris Hatun savaşlara katılmış bir kadın komutan. Türklükte kadının yeri çok özel. Kadınlara dünyada açık ara en çok değer veren milletiz. Bununla gurur duyuyorum.