En maliyetsiz şeylerin başında gelen filtre kahvede bile pahalılıkta birinciyiz. Sadece kahve değil yanına söyleyeceğiniz pasta, kurabiye vs.. gibi şeylerde de fiyatta birinci olduğumuzu düşünüyorum. Lezzetli olsalar neyse de en kral yerde bile ortalama filtre kahve satılıyor. Zincir kahveciler yine bir nebze uygun ama butik kahvecilerden kahve içmeye kalkarsanız bir servet ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu işin maliyet boyutu olduğunu düşünmüyorum artık. Ahlaki bir sorun söz konusu. Kahvecinin gideri ne olabilir ki sattığı kahve 3 eurolara kadar çıkabiliyor. Bu tamamen aşırı kar hırsının sonucu. Bunlara en iyi cevap alışveriş yapmamaktır. Maalesef bunu da beceremiyoruz.
Sadece kahve değil, gayrimenkulde Singapur ile yarışır durumdayız.İstanbul’da pahalı semtlerde alelade bir daire Amerika’da yalı fiyatına, malikane fiyatına satılıyor.Paranın artık ülkede kolay kazanıldığını ancak bizim onlardan olmadığımızı düşünüyorum.Bizler para kazanmak için kolay yolu bulamayanlardanız…
Filtre kahvenin bu fiyata olduğunu, Paris’te Eiffel kulesi yanındaki Croissant’ın 1 €’ya satıldığını, İstanbul’da ise kafede 4 €’ya satıldığını görüyoruz.Ülkede esnaflarda da ahlaki yozlaşma gırla.Tuttuğuna geçirir olmuşlar.