her gün yaklaşık 10.000 adet reklama maruz kaldığımızı biliyor muydunuz? biraz abartı gelebilir ama evet, gerçekten de küçüklü büyüklü, göze çarpan veya çarpmayan her gün binlercesi karşımızda. belki de bilinçaltımızda. ama bunlardan bazıları sıradan gelirken az bir kısmı bizde gerçekten "reklam" etkisi bırakır. ilgi çekici bir reklam, ya da tam tersi hiç reklamı andırmayan, ne olduğu belirsiz yazılar semboller daha çok gözümüze batar. bugün bunlardan bahsedeceğim.
son günlerde bunların sayısı artmaya başladı fark ettiyseniz. en belirgin örnek gassal dizisiydi. "ölünce beni kim yıkayacak?" gibi yazılarla metrolarda, otobüs duraklarında vs. karşımıza çıkmış, hatta intihar oranlarının yüksek olduğu yerlerde "böyle reklam mı olur?" gibi sert eleştiriler almıştı. sonra olayın aslı öğrenildiğinde dizinin reytinglerini normalde olacağından kat kat fazlalaştırmıştır muhtemelen. ben izlemedim ama göz atan olduğuna eminim. hepimiz duyduk neredeyse sonuçta.
böyle kaliteli reklamları neden mi seviyoruz? çünkü artık sadece logo, alışılmış sloganlar görmekten bıktık. dışarıda gözümüzü nereye çevirsek onlarla dolu. bir daha kalabalık bir yere gittiğinizde dikkat edin, çarşılarda, avm'lerde o kadar çok var ki inanamazsınız. saymaya kalksanız her saniye onlarcasını fark edersiniz. bunca şeyin arasından bize hitap eden, insanı düşündüren reklamlar görünce de tabi etkisi büyük oluyor. yeterince büyükse de sosyal medyada hatta haberlerde bile çıkıyor karşımıza.
türkiye'de geçmişte de yapılmış bazı reklamları bu aklıma geldiğinde araştırdım. işte en sevdiklerim;

büyük firmaların sosyal medyayla yakın etkileşimde olması hoşuma gidiyor, komik bir şeyi hazır bir kitleyi kullanıp elden geçiriyorlar. hem hikaye bakımından daha komik bir olay oluyor hem de çok büyük bir kitleye kolayca ulaşabiliyor.

bu da bir başka yaratıcı reklam. insanların kendi istekleriyle elinize broşürünüzü alıp okuduğunu düşünün. şunu gören çoğu kişi "denk gelene bak" diyip arkadaşlarına falan da yollar bunu.
sizin hoşunuza giden yakın zamanda gördüğünüz böyle reklamlar var mı?