Sokakta kahve içmek bizim toplumun doğal bir alışkanlığı değildir; bu davranış sonradan parlatılıp “özgürlük”, “şehirli olma” gibi etiketlerle pazarlanmıştır. Bizim kültürümüzde kahve oturularak içilir; sohbeti vardır, vakti vardır, mekânı vardır. Eldeki karton bardakla koştururken kahve yudumlamak, geleneğin evrilmesi değil, bağlamından koparılmasıdır. Bu, ihtiyaçtan doğmuş bir pratik değil; vitrinlere bakıp “modernlik” devşirme çabasıdır.
Batı’nın paketleyip ihraç ettiği her alışkanlığı sorgusuzca içselleştirmek zorunda değiliz. Sokakta kahve içmek masum bir tercihten ibaret gibi sunulsa da, arkasında tüketimi hızlandıran, mekânsızlaştıran ve her şeyi “al-git”e çeviren bir zihniyet vardır. Buna itiraz etmek gericilik değil, kültürel farkındalıktır. Her parlayan alışkanlığı ilerleme sanmak, oyunun tam da istenen yerinden oynamaktır.
Özetle bu gereksiz alışkanlıktan hızlıca vazgeçmenizi tavsiye ederim.
Murathan hocam alt tarafı karton bardaktan kahve içmekten bahsediyoruz. Konuya bu kadar anlam yüklemeye gerek yok. Ayrıca istediğinizde normal seramik bardakta da servis yapıyorlar. Oturarak fincanda ve sohbet eşliğinde de içebiliyorsunuz. Karton bardakta alıp istediğiniz yere de götürebiliyorsunuz. Bunda ne sakınca var ki.
Ayrıca kültürümüzde yok diyerek her yeni alışkanlığı ötekileştirmek, bizi ucu bucak olmayan bir yasakçılığa götürüyor. Vaktiyle sokakta bira içmek kültürümüzde yok da dediler. Parkları, kamusal alanları kuruttular... sonuç da gençler o sosyal alanlardan kopup sentetik uyuşturucuların kucağına itildiler.
Bizim kültürümüzde noel yok diyorlar hala bırak noeli, yılbaşı eğlencesine bile laf ediyorlar. Bisiklet binmek bile bizim kültürümüzde yokmuş.
Öbür kahvecilerde vaziyet farklı mı ki? Rahatlıksa onlarda da mevcut. Ha dediğim gibi kahveyle çok arası olan birisi değilim, starbucks benzerlerine de öyle yine 3-5 kez girmişimdir ama ben aralarında bir fark göremedim açıkçası. Starbucks olsa olsa bu rahat kafe mantığını ülkeye getiren ilk kafe olduğu için seviliyor olabilir o kadar. E bu fiyatlar varken, üstüne bir sürü de alternatifi varken, alternatifleri de Starbucks’ı aratmıyorken, Starbucks diye ısrar etmenin çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Ama dediğim gibi ben saatlerce kafede laptopu açıp ofis gibi kullanmadığım için aradaki farkları çok iyi bilmiyor olabilirim. Gerçi girip oturunca sipariş vermek zorunda da değilsin de hadi oturdum diye bir kafe söyleyince 500lük olmak da istemem yaw.
Haklısın daha iyi ve daha rahat kahveciler illaki var. ama Starbucks sana bir standart sunuyor. Kahve kalitesi belli ve oturma/çalışma ortamı belli. Diğer kafelerin çoğunda bir bardak kahveyle 3 saat oturursan garsonlar başka bir isteğiniz var mı? diye tepene dikilir. Starbucksta öyle bir şey olmaz. Tek başına bilgisayarınla rahat rahat vakit geçirebilirsin. Burada standartlaşmış bir kahve kalitesi ve sosyal konfordan bahsediyorum. Cezbeden tarafı o.