Eğitim kesinlikle bu kadar uzun sürmemeli. Bir de bizim kalitede bir eğitim olacaksa emin olun okuyacak öğrenciye her şeyi baştan sona 4 senede bile bitirirsiniz aslında. Okuyan kitlenin %90'ı zaten hayatlarının devamında sadece eğitimleriyle bir şeyler yapmıyor. Çoğu lise veya kıytırık bir üniversiteden sonra hayata sıfırdan yeniden başlıyor. 12 sene eğitimi zorunlu yapmak kadar saçma bir şey yok.
Küçücük çocukların öğrenmesi gereken bizdeki gibi saçma sapan matematik soruları değil çünkü. Daha okula adımını attığı anda niye nefret etmek zorunda bırakılıyor kaç yaşında çocuk bunlar? Kendini ifade edebileceği, yavaş yavaş kişiliğinin şekillendiği yaşlara geldikten sonra zaten çocuğun okuyup okumayacağı belli olur.
Bizde velilerde de biraz bitiyor iş çünkü kimse benim çocuk okuyamadı dedirtmek istemiyor, halbuki okul okumaktan, lise bitirmekten daha kolay hiçbir şey yok. Asıl zor olan o yaşta bir şeylere atılıp bir baltaya sap olabilmek. İnsanlar gururla benim çocuğum sanayide yetişiyor, benimki mutfağı öğreniyor vs. diyebilmeli.
Aslında eğitim ve öğretim farklı şeyler. Maymuna da birşeyler öğretebilirsiniz ama o öğrettiğiniz şeylerin dışına geçemez yani ufak farklılık olabilir ama büyük resime ulaşamaz. Aynı şey şuanda tüm vatandaşlarımız içinde geçerli. Matematikten tutta Coğrafyaya Fiziğe Kimyaya neler neler görmedik ki? Endoplazmik Retikulum mesela bakın bu satırı okuyan herkes ilkokul yıllarına dönecek ama ne işe yaradığını bakın hiçbirimiz hatırlamayız.
Eğitim ise bambaşka birşey sen birisine elektriğin, devrelerin çalışma prensibini temeline dair eğitirsin yani ezber değil o oradan tutup telefonda yapar, bilgisayarda yapar herşeyi yapabilir. Ezber değil derken
bu sahne çok güzel anlatıyor ne demek istediğimi. Ezbere bilen bir yerlere geliyor gelmiyor değil ama günün sonunda o şeyin temelini prensibini anlayanın peşinden koşuyor. Yaaa o film bir kere diyecekseniz de hiç nefesinizi yormayın çünkü bizimde milli bir gururumuz var Allah rahmet eylesin o da Memnan Ustamız.
TÜRKİYE’DE BİR DAHİ: MENNAN USTA
1952 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Mennan Aksoy, nam-ı diğer “Mennan Usta”, ilkokulu 9 yılda bitirmiş ve bir daha eğitim görmemiştir. Akıl ve azimle makine sanayi devlerinin korkulu rüyası olmuştur.
1973’te kendi firmasını kuran Mennan Usta, önceleri para kasalarında kullanılan parçaların imalatını, daha sonra ise otomotiv sanayi yedek parça üretimi yaptı. Daha sonra araştırmacı kişiliği ile daha nitelikli iş arayışına giren Mennan Usta, enjeksiyon döküm ve kalıp imalatına başladı.
Gaziantepli iş adamı ve makine mucidi olarak bilinen Mennan Usta, kendi hayatından kesitleri esprili bir dille şöyle anlatıyor: “Bir gün Gaziantep’e tekstil makinesi satmak için bir Fransız geldi. Satış yaparken de bize diyor ki; ‘Tekstilin beşiği sizsiniz ama Çin ve Hindistan geliyor. Teknolojinizi yenilemezseniz sizi geçerler”. Bunu söylüyor ama derdi bizim geçilmemiz değil tabii ki. Arkasından da ekliyor, ‘’En iyi makineleri biz Fransızlar üretiyoruz. Bizim makineleri alın rekabeti kazanın’’ diyor. Beni bu durum çok etkilemişti. Çünkü eminim bu Fransız, Hintli´ye Çinli´ye de Türkleri geçmek istiyorsanız bizim makineleri almanız şart’’ diyordu. O zamanlar çok düşündüm ve şu gerçeği gördüm: Aslında Avrupa´nın tekstilde ve diğer sektörlerde ‘metalden´ başka geliri yok. Bu yüzden de çeliğe hükmetmeyen namusuna mukayyet olamaz dedim kendi kendime ve makine yapmaya koyuldum. Fransızların 3 milyon Euro’ya satacağı makineyi 50 bin Türk Lirasına ürettim. Ürettiğim makineyi yerli ve yabancı piyasaya sürdüm.
Mennan Usta’nın geliştirdiği makine teknolojisi sayesinde tekstil sektörüne yeni ürünler girmeye başladı. Makinelerde ürettiği yoğunluğu düşük triko, yazın serin, kışın sıcak tutan bir üründür. Bütün dünya tekstilcileri ürünün peşinde koştu. Ar-ge’ye 7 milyon dolardan fazla para harcamıştır. Yaptığı yerli sermayeli makineler ile sadece Gaziantep’in değil Türkiye’nin en önemli makine sanayicileri arasında yer almıştır. Yaptığı makineler ile küresel düşündüğümüzde yaklaşık 2 milyon insana istihdam sağlamıştır.
Mennan Usta’yı Gaziantep’liler ve tekstil sektöründe tanımayan yoktur. Ayrıca Alman, Fransız, İtalyan makine üreticileri de yakından tanıyor. Türkiye için bir gurur ve deha olan Mennan Usta, Avrupalı makine üreticileri için ise tam bir kâbustur. Çünkü Mennan usta bir makineyi 10 dakika inceledikten sonra aynısı yapabilmek için gece gündüz uğraşır, sonunda makineyi yapar ve maliyetini de 5/1 oranında düşük olarak piyasaya sürerdi. Bu sebeple makine fuarlarına alınmıyordu. O da sahte kimliklerle girmeye çalışıyordu. Çünkü ne bir telif hakkı ne de bir patent hakkı olmayan bu usta tam bir taklit ustasıydı. Ancak bir fark vardı; Mennan Usta makineleri yaparken kendi fikirlerini de ortaya katarak aslından daha kullanışlı hâle daha güzel hale getirebiliyordu. Avrupalı üreticilerin kendi makinelerinde Mennan Usta’nın bazı yeniliklerini kullandığı bilinmektedir.
Makinelerin bütün tasarımlarını bizzat kendisi yapıp üretiyordu. Kendi ağzından dert yakındığı bir konu ise şöyledir; “Ülkemizde kötüler için bütün koruma önlemleri alınmış. Birine kötü bir şey söylesen, eleştiri yapsan hemen seni alıp götürüyorlar. İstediğin kadar kurşungeçirmez ipli yapacağım de. Hem kulakları sağır hem de alay ediyorlar.”
1996 yılında Gaziantep Üniversitesi ile birlikte hazırladığı Gaziantep’in ilk TÜBİTAK projesi ile Almanya, İtalya, Fransa gibi sayılı ülkelerde imal edilebilen halı ipliği makinesi yapımına başladı.
Aklının ermediği noktalarda, teknoloji aşığı Antepli bilim adamı Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner’den yardım almıştır. Bu bilim adamı üniversiteye veda edip Mennan Usta´yla çalışmaya koyulmuş. Bir küçük işletmenin köşesinde sessiz sedasız imal edilen makine ortaya çıkınca yer yerinden oynamıştır. TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Mennan Usta ve ekibine 1998´in Teknoloji Başarı Ödülü´nü vermiş ve bundan sonraki çalışmaları desteklemeye başlamış. İlk projenin başarı ile sonuçlanmasıyla sonraki senelerde Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdi. Sekiz adet TÜBİTAK projesini başarı ile tamamlayarak Sentetik Elyaf ve İplik üretiminde Türkiye’de ilklere imza attı. Ürettiği makineleri yurtiçinin yanı sıra Brezilya, Mısır, Suriye, Fas, Sudi Arabistan, Özbekistan, İran gibi ülkelere de satarak ülkemize önemli döviz katkısı oldu. 2013 yılı itibari ile ürettiği sentetik iplik makinelerinde üniversite desteği ile sürdürülen çalışmalarla Avrupalı emsallerinden daha ileri sistemlerin tasarım çalışmaları devam etmiştir.
Gaziantep’te kanalizasyon atıkları için belediyeye yüksek fiyatlı makineler önerilince Mennan Usta yerinde duramaz. Almanya’daki fuara gidip makineyi inceler. Gizlice fotoğraflarını çeker. Bazıları bulanık çıktığı için mantık yürüterek çözüm bulur. Belediye ile yaptığı çalışmada okumuş gençleri de yanına alarak bu makineyi imal eder. Kanalizasyon çamuru alınır. Kurutulurken, enerji üretilir. Çıkan küller de asfalta, çimentoya katkı maddesi konulur.
Bugün Antep’te her gün çıkan 160 ton çamurun bertaraf edilmesi Mennan Usta’nın eseridir.
Türkiye’de sektöre bu kadar katkı yapmış bir bilim aşığı olan Mennan Usta bir söyleşide şunları kaydetmiştir ; “Yapılmaz denilen hiçbir şey yok. Biz yeter ki kendimizi küçük görmeyelim. Helal para kazanmak zor ama haram para kazanmak kolaydır. Aklımızı güzel şeyler için kullanmalıyız. Gençlerimize eğitimin yanında bir de pratiği vermemiz lazım. Bizim en büyük mirasımız evlatlarımızdır.”
Başarılı olmak için devlet, üniversite ve vatandaşın el ele vermesi gerektiğini belirten Mennan Usta, Almanya´da gördüğü iplik makinesini Gaziantep´te yaparken karşılaştığı zorlukları anlattığı söyleşide, başta herkesin karşı çıktığını, zamanla hem devletin hem de üniversitesinin kendisine destek verdiğini kaydetmiştir.
Ustaya göre liderlik vasıfları doğuştan gelir. Türkiye’nin gençleri para yerine ilim peşinde koşmalıdır.
Oldukça sempatik olan Mennan Usta’nın, TRT kanalı tarafından belgeseli de yapılmıştır. Sanayiye katkılarının yanı sıra istihdam sağlayarak ta ülke ekonomisine büyük katkıları olmuştur. Mennan Usta, 11 Haziran 2015 tarihinde vefat etmiştir.
Böylesine güzel ustaların ülkemizden hiç eksik olmaması dileğiyle. Mekânı Cennet olsun.
kaynakO yüzden şuanki herşeyi çöpe atıp sil baştan başlasak valla birden çağ atlarız...