Bu egzersiz, kişinin mevcut alışkanlıklarını, korkularını, bastırdığı isteklerini ve ertelediği ihtimalleri görünür kılan bir yüzleşme alanı açar. Üç farklı gelecek üzerinde düşünmek, hangisi daha mantıklı? sorusundan çok hangisi beni daha canlı hissettiriyor? sorusunu öne çıkarır. Bu nedenle Odyssey Planı, karar vermeye zorlayan yöntemlerin yanında kararların arkasındaki içsel dinamikleri açığa çıkaran güçlü bir farkındalık aracıdır.
Bu soruları her gün kendimize soruyoruz. Gelecek üzerine sürekli düşünüyoruz planlamalar yapıyoruz. Oddysey planının yoluna rotasına bakalım.
1. Yol: Mevcut Rota
Odyssey Planı, ilk olarak insanı hâlihazırda yürüdüğü yolun karşısına oturtur. “Hayatım tam olarak böyle devam ederse…” sorusuyla başlayan bu aşama, çoğu kişi için en tanıdık ve bu nedenle de en rahat bölümdür.
Aynı işte kalındığında, aynı şehirde yaşandığında, benzer ilişkiler ve benzer bir tempo sürdürüldüğünde beş yıl sonra nasıl bir hayatın içinde olunacağına bakılır.
Günler nasıl başlar, akşamlar nasıl biter, bedensel ve zihinsel enerji artar mı yoksa yavaş yavaş tükenir mi? Bu yol, genellikle konforlu hissettirir çünkü zaten bilinen bir düzenin uzantısıdır.
Ancak asıl öğretici yanı, sürdürülen hayatın yalnızca getirilerini değil, çoğu zaman fark edilmeyen duygusal maliyetlerini de görünür kılmasıdır. İnsan, alıştığı hayatın kendisine gerçekten ne hissettirdiğini ilk kez bu kadar net görür.
2. Yol: Alternatif hayat
İkinci yol, bu konforu bilinçli olarak bozar. Bu yol bir şekilde kapansaydı, ne yapardım? sorusu, alışkanlıkların dışına çıkmayı zorunlu kılar. Belki kariyer tamamen değişir, belki başka bir şehirde ya da bambaşka bir yaşam ritminde var olma ihtimali doğar.
Bu aşamada doğru ya da yanlış cevaplar yoktur, yalnızca keşif vardır. Mantıkla bastırılmış, şimdi sırası değil denilerek ertelenmiş arzular, bu yol üzerinden yüzeye çıkmaya başlar.
Çoğu insan için bu bölüm şaşırtıcıdır çünkü uzun süredir kendisine sormadığı sorularla ilk kez temas eder. Alternatif hayat, uygulanıp uygulanmamasından bağımsız olarak kişinin iç dünyasında hangi ihtiyaçların ihmal edildiğini gösteren güçlü bir aynaya dönüşür.
3. Yol: Baskısız gelecek
Üçüncü yol ise egzersizin en zor, ama aynı zamanda en dürüst kısmıdır. Bu aşamada para, statü, aile beklentileri ve başkaları ne der sorusu bilinçli olarak devre dışı bırakılır.
Gerçekçi olmaya çalışılmaz, mantık geri çekilir. Sadece şu soruya odaklanılır: Hiçbir şey beni durdurmasaydı nasıl bir hayat isterdim? Bu yol çoğu zaman somut bir plan hâline gelmez ve belki de hiç uygulanmaz. Ancak insanın özlemini duyduğu, bastırdığı ya da kendisine yakıştırmadığı hayat taslağı genellikle tam da burada görünür olur. Üçüncü yol, insanın içsel pusulasını netleştirir.
Odyssey Planı adının seçilmesi tesadüf değildir, yöntemin felsefesini doğrudan anlatan bilinçli bir metafora dayanır.
Adını, Homeros’un Odysseia adlı destanından alır. Ancak burada kastedilen şey bir edebiyat göndermesi yapmaktan çok yolculuk fikrinin kendisidir. Odysseus’un hikâyesi, doğrusal bir ilerleme anlatısı değildir. Kahraman, tek bir yolda kararlılıkla yürüyen biri değil defalarca yön değiştiren, duraklayan, kaybolan, vazgeçen ve yeniden seçen bir yolcudur.
Odyssey Planı’nın amacı, en doğru” ya da en mantıklı hayatı seçtirmek değildir. Asıl işlevi, kişinin hayatına dair sandığı şeyleri sorgulatmaktır. Sorgulamak iyidir denemek iyidir

Odyssey 1997 yapımı filmini de izlemenizi öneririm. Truva şavaşından sonra Odysseus'un eve dönüş hikayesini anlatıyor.
https://mumkundergi.com/stanforddan-cikan-20-dakikalik-bir-egzersiz-hayatinizi-degistirebilir/