Dünya çevre gününün anlamı aslında tam da bugün yaşadığımız bu sorunlara dikkat çekmek.
Çünkü çevre sadece doğanın değil, hepimizin ortak yaşam alanı. Ne yazık ki ülkemizde bu konuda yeterli hassasiyetin gösterilmediğini sıkça görüyoruz. Sokaklara atılan çöpler, yerlere atılan sigara izmaritleri, doğaya zarar veren bilinçsiz davranışlar bunlar en yaygın örnekleri. Çevre bilincini çocuklarımıza küçük yaşta kazandırmamız lazım.
Çevre bilincinin kazandırılması gerekiyor. Yapmam diyen insanlar bile çevreyi kötü hale getiriyor. Piknik alanları özellikle bu aylarda çok yoğun ve maalesef ki temiz bırakmayanlar oluyor. Hem ormanlar, hem sokaklar yani neresi olursa olsun temiz bırakılmalı. Nasıl bulunması isteniyorsa öyle bırakılmalı. Bu bilinç herkeste olmalı.
Bilinçli davranmak gerekiyor, her yaşa çevre bilincini kazandırmak gerekiyor. Özellikle çocukken bunun eğitimi verilmeli ve yeni nesil bunun bilinciyle büyümeli. Çevre hepimizin ve ona güzel bakmak gerekiyor.
Çevre bizim bile değil aslına bakarsanız. Doğa her zaman vardı biz sonradan geldik ve doğayı olabildiğince pisletiyoruz. Sanki bizimmiş gibi davranıyoruz.
Çevre bilinci çocukken kazanılmalı, kazandırılmalı. Yetişkin olmuş hala çevreye zarar veren insanlara cezalar verilmeli ki akılları başlarına gelsin. Yaz aylarında işler daha da kötüye gidiyor. Piknik alanlarında yüzlerce, binlerce plastik malzemeler atılıyor.