Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yaptığı en güzel işlerden birisi bu bence. Düzenli olarak numune alıyorlar ve bir anda dolandıran ya da hile yapan herkesi ifşa ediyorlar. Eğer bu listeye düşen bir mekandan bir şeyler yediyseniz elbette ekstra korkarak dışarıda yemek yemeye başlıyorsunuz ama köy yerlerinden tutun da alışveriş merkezlerine kadar her yerin denetlendiğini biliyor olmak çok iyi bir şey.
Adana yediğinizi sanıyorken tavuk yiyorsunuz, kaymak yediğinizi sanıyorken bilmem ne yağı eklenmiş süt ürünü tüketiyorsunuz.
Bu listede adı geçen çok bilindik yerler bile oluyor, aslında dışarıdan alınan ya da dışarıdan yenilen hiçbir şeyin garantisi yok. Adana kebapta tavuk taşlık çıkan yer savunmasını "ben bilmem ne kasaptan aldım o da beni dolandırmış" oluyor. E o zaman kime güveneceğiz?
Son zamanlarda gördüğüm en mantıklı hamle benim de bu. Hızlı şekilde baskın düzenleyip alıp örnekleri ağır cezalar veriyorlar. Burada da ifşa ediyorlar ki bence en doğru şey bu. Milyonlarca lira da para cezası veriliyor böyle yerlere. Keşke bir benzerini SGK yapsa da sigortasız çalıştıran işletmeleri ceza yağmuruna tutsalar. Sigortasız ve çalışma izni olmayanı çocuk yaşta çalıştıranları çok ağır cezalandırmak lazım.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nı gören zabıtalar da denetimleri çok arttırdı bu ara. Bir de bir sosyal medya furyası var, belediye başkanları yanlarına iki tane zabıta bir de sosyal medya uzmanı alıyor ve denetimlere gidiyor. Havalı havalı videolar çekip edit yapıyorlar, gıda güvenliği düşük olan ya da kaldırımları işgal eden her işletmeye yaptırımlar yapıyorlar. Sosyal medyanın günümüzdeki hayatımıza olumlu etkileri arasında gösterebiliriz bunu.
İşletmeler rezil olmamak ve imajlarını bozmamak için düzgün iş yapmak zorunda kalıyor. Seviyorum böyle dışsal motivasyonları
