İçişleri bakanlığı her şeyi iade ediyor onu biliyorum onu yaşıyorum onu hissediyorum iliklerime kadar hissediyorum biz okuldayken daha günlük yiyecekten kısmaya çalışıp genel müdürlüğe iade etmeye özen gösteriyorlardı yalakalık için hatta yarısını iade ettik diye sevinen müdür vardı biz ise her sabah mercimek çorbasına 3-4 küçük hamburger ekmeği yemek ile o yoğun tempoyu ayarlamaya çalışıyorduk simit poğaça zaten sayılı geliyordu hemen bitiyordu o zaman bunu yapan şimdi tasarruf tedbirleri kapsamında neler yapıyordur kim bilir
Ama söz konusu araç tahsis, koruma tahsis, şoför tahsise gelince bakıyorum hala her yere adam yazıyorlar neredeyse imamlara koruma tahsis edecekler doğuda işe yaramayan iş adamı denen kişilere koruma veriliyordu kişi gidip beni tehdit ediyorlar dedi diye düşünün sayıyı
Milletin sofrasından tasarruf edip makam konforundan tasarruf etmemek, tasarruf değil öncelik meselesidir.Çünkü sahada çalışan personelden tasarruf bekleyip üst tarafta kamu imkânlarının kullanımını sorgulamamak ciddi bir çelişki.Kamu yönetiminde asıl tasarruf, en kolay ulaşılabilen ve sesini en az çıkaran personelin üzerinden yapılmaz. Asıl tasarruf, gerçekten ihtiyaç olmayan harcamaların tamamında aranır.
Kim ne kadar araç kullanıyor?
Kaç kişiye şoför tahsis edilmiş?
Kaç kişiye koruma veriliyor?
Bu tahsislerin objektif kriterleri nedir?
Gerçek risk analizi yapılıyor mu?
Görev sona erdiğinde tahsisler otomatik olarak gözden geçiriliyor mu?