 |
October 15, 2026, 01:12:07 PM |
|
Eric Huges, 1993 yılında yayımladığı Bir Siberpunk Manifestosu’nda gizliliği şu sözlerle tanımlıyor. “Mahremiyet, gizli kalmak veya her şeyi saklamak değildir. Mahremiyet, kişinin kendisini dünyaya seçici bir şekilde ifade edebilme, kendisini ifşa ederken kontrolü elinde tutabilme gücüdür”
Siberpunk hareketinin temel hayali bireylerin devletlerin veya dev şirketlerin denetiminden bağımsız olarak özerkliğini koruyabilme meselesiydi. Bitcoin de bu düşünsel zeminin üzerinde yükseliyor. Ancak Dünya genelinde sosyal medya platformlarına ve dijital mecralara KYC zorunluluğu getirilmesinin tartışıldığı bu günlerde interneteki varoluşumuzu doğrudan resmi kimliklerimizle eşleştirme noktasına getiriliyoruz ve merkeziyetçi bir gözetim toplumuna doğru evriliyoruz.
Bu denetim politikalarının dışında kalmak için kullanılan ptorokoller var ancak henüz kitlesel olarak benimsenmiş değil. Bu yasaklar devam edecek yasaklamaların başlangıcı gibi de görünüyor. İşin ilginç tarafı Bitcointalk bile geleneksel merkezi bir yazılım kullanıyor ancak burada insanları tutan şey yine de anaonimlik kültürü ve sansürsüz tartışma ortamı. Fakat yarın bir gün internet sitelerine de KYC zorunluluğu getirilmeyeceğinin bir garantisi yok.
Yapay Zeka bilgiye erişimi hızlandırsa da bilginin tamamı şirketlerin filtrelerinden ve sansürlerinden geçiyor. Bir yanda KYC gözetim baskısı diğer yanda bilginin siterilize edildiği bir ekosistem varken Bitcointalk gibi mecraların durumunun ne olacağını merak ediyorum. Anonimliğimizi koruyarak özgürce bilgi paylaşma günlerimizin sonu mu geliyor?
Tabi ki KYC baskısından kaçıp Tor ağına çekilebiliriz böyle bir ihtimalde ve varlığımızı sürdürmeye devam edebiliriz ancak bu hem etki alanımızı sınırlanmasına hemde izolasyona sebep olmaz mı? Tarihsel süreçlere baktığımızda geleneksel Punk hareketine de tam olarak bu yapılmıştı. Özgür düşünür ve sanatçılar etki alanlarının sınırlandığı ve seslerini daha büyük kitlelere duyuramadıkları gettolara çekilerek “Yankı Odası”na hapsolmak zorunda bırakılmıştı.
Bu bağlamda konu ile ilgili asıl merakım; Siberpunk’ı da Punk’ın yaşadığı bu kaçınılmaz son mu bekliyor, yoksa buna engel olmanın yolları var mı? Fikirlerinizi merak ediyorum.
|