Günümüzün en büyük sorunlarından biri de sürekli aynı anda birden fazla şey yapmaya çalışmak. Bir yandan bir işle uğraşıyoruz, diğer yandan telefona bakıyoruz, gelen mesajları kontrol ediyoruz, aklımız başka bir konuya kayıyor. Günün sonunda çok fazla şeyle ilgilenmiş gibi hissediyoruz ama gerçekten ne kadarını tamamlayabildiğimizi düşününce tablo biraz değişiyor.
Üstelik mesele yalnızca verimlilik de değil. Zihnimizi sürekli bir konudan diğerine geçirmek, dinlenirken bile zihinsel olarak meşgul kalmamıza neden oluyor. Bir süre sonra hiçbir şeye tam anlamıyla odaklanamıyor, boş kaldığımızda bile kendimizi bir şeylerle uğraşmak zorunda hissediyoruz.
Bence en büyük sebep telefon boş kalınca elimiz otomatik telefona gidiyor beş dakika bile bir şeyi bekleyemiyoruz oysa sıkılmak beyin için gerekli bir şey ama biz hemen bir şeyle dolduruyoruz o yüzden bildirimleri kapatmak ve işe başlarken telefonu başka odaya bırakmak çok fark yaratıyor bence deneyen anlar
Bir şeyin yüklenmesini beklerken, sırada dururken, hatta iki dakika dinlenirken bile elimiz otomatik olarak telefona gidiyor. Sanki zihnimizin birkaç dakika hiçbir şeyle meşgul olmaması gereken bir durum değilmiş gibi hemen o boşluğu doldurmaya çalışıyoruz.
Oysa insanın sürekli bir şey tüketmediği, yeni bir uyarana maruz kalmadığı anlara da ihtiyacı var. Bazen düşünmek, bazen sadece etrafı izlemek, bazen de hiçbir şey yapmadan oturmak gerekiyor. Her boşluğu sosyal medya, video veya bildirimlerle doldurduğumuzda kendi dikkatimizi sürekli dışarıdan gelen uyaranlara alıştırıyoruz.