Bitcoin Forum
October 30, 2026, 11:27:09 PM *
News: Latest Bitcoin Core release: 32.1 [Torrent]
 
   Home   Help Search Login Register More  
Pages: [1]
  Print  
Author Topic: Ekranın Ufku, Elin Bilgisi  (Read 97 times)
Soulistic (OP)
Member
**
Offline

Activity: 140
Merit: 43


View Profile
October 26, 2026, 08:07:19 PM
 #1

Merleau-Ponty’ye göre ufuk, bir nesnenin tek bakışta tüketilemeyen, arkasında hep bir derinlik bırakan yanıdır (Holl’un önsözünde aktarılıyor, Tenin Gözleri, s. 9). Bence dijital nesnenin ufku, ekranın ardındaki kodun ve verinin kendisi.

Pallasmaa’ya göre bilgisayar, yaratıcı ile nesne arasına bir uzaklık koyar. Elle çizmek ya da maket yapmak ise bizi nesneyle doğrudan temasa geçirir (s. 15). Dokunma, Montagu’nun deyişiyle “duyuların anası”dır (s. 13). Dijital ufuk ise çoğunlukla yalnızca bakışa seslenir: sonsuz görünür ama dokunulmaz.

Holl , “varlığımızın derinliği”nin bugün ince buz üstünde durduğunu yazar (s. 9). Buz şeffaftır; altını görürsün ama dokunamazsın, üstelik çatlayabilir. Bence dijital ufuk da böyle.

Onun varlığını artık yok sayamayız, ama ilişkimizin sınırlarını biz belirleyebiliriz. Bakışın diğer duyularımızın önüne geçmesine izin vermemek, bedenimize öncelik tanımak demek. Bunun küçük yolları var: günün belli bir saatini ekransız geçirmek, akşamları bir şeyi elle yapmak (çizmek, yoğurmak, dikmek, onarmak), telefonu başka odada bırakıp bir malzemeyi sadece tutmak. Büyük bir şey olması gerekmiyor; ellerin meşgul olduğu, tekrar eden küçük bir iş yeter.

Ram Dass’ın bir konuşmasında anlattığı sahne bana bunu hatırlatıyor. 70'lerin başında, ön sırada yetmiş yaşlarında bir kadın oturuyormuş; salondaki gençlere hiç benzemiyormuş. Ram Dass psikedelik deneyimlerinden, başka bilinç düzeylerinden söz ederken kadın başını onaylarcasına sallıyormuş. Sonunda gelip teşekkür etmiş ve söylediklerinin çok anlamlı olduğunu söylemiş. Ram Dass şaşırmış ve sormuş: Bunları nasıl biliyorsunuz? Kadın şöyle cevap vermiş: Ben tığ işi yapıyorum.

Ben bunu şöyle okuyorum: bilmenin yalnızca ekrandan ve düşünceden geçen bir yolu yok. Bazen el, iplik ve tekrar da bir kapı olabilir.

Varlığımızın derinliği ince buz üstünde durmak zorunda değil. Belki bir parçası ellerimizdedir.

Kaynak: juhani Pallasmaa “Tenin Gözleri”
Ramm Dass’ın anekdotunu youtube da bulabilirsiniz
Lethobios
Member
**
Offline

Activity: 226
Merit: 21


View Profile
October 29, 2026, 12:08:10 PM
 #2

Teknoloji bize inanılmaz imkanlar sunuyor ama her şeyi görüntüye ve veriye dönüştürdüğümüzde deneyimin kendisini ikinci plana atabiliyoruz. Belki de bu yüzden bazen hiçbir şey üretmeden sadece bir şeyleri tamir etmek, çizmek ya da ellerimizle uğraşmak insana iyi geliyor. Ortaya çıkan sonuçtan ziyade o süreçte dünyayla kurduğumuz ilişki önemli.

Dijital dünya hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek ama bedenimizi ve duyularımızı ihmal etmeden de yaşayabiliriz. Belki de mesele ekrandan uzaklaşmaktan çok ekranın dışında da bir hayatımız olduğunu kendimize hatırlatmak.
Pages: [1]
  Print  
 
Jump to:  

Powered by MySQL Powered by PHP Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines Valid XHTML 1.0! Valid CSS!