30-40 yıl geriye gitmeye gerek yok, 10 senede bile gıda teknolojileri çok değişti ve yediğimiz ürünler eskisinden çok daha farklı formlara kavuştu.
Eskiden yediğimiz domates gibi lezzetli domates bulamıyoruz, bulmak için organik tarım yapan sayfalara ya da piyasadan 3 kat pahalı satan manavlara muhtaç bırakıldık. Ne yediğimiz muzun tadı eskisi gibi ne de beyaz peynirin. Bizde her şeyin aroma vericisi var, dışarıda yediğiniz tereyağlı diye satılan hamur ürünlerinin hiçbirinde gerçekten tereyağ yok. Hepsi dondurulmuş ve katkı maddeleri ile dolu, aroma verici cennetinde yer alan margarin türevleri.
20 sene sonra kanser olmayan insan kalmayacak, üzücü fakat dünya artık tamamen buna dönmüş durumda
Şu eski organik domatesin tadını öyle bir özledim ki sadece senede 1 ay falan yiyebiliyorum o da yazları ya köyüme gidince ya da köyden gelen olunca özellikle istiyorum.
Bazı şeylere gerçekten hasret kaldık, teknoloji geliştikçe yediğimiz yiyeceklerden tutun her şey değişiyor, hiç bir şey eskisi gibi kalmıyor maalesef.
Dediğiniz gibi 20 sene sonra en az insanların %50'si kanser olur bu gidişle, gerçekler bunlar ve yediğimiz hiç bir şey doğal ve gerçek değil, hepsi ya katkı maddeli ya da genetiğiyle oynanmış.